Guslün Farzları Kur’an’da Geçiyor mu? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Dinî Bilginin Pedagojisi Giriş: Öğrenmenin Işığıyla Anlamı Aramak Bir eğitimci için öğrenme, sadece bilgi edinmek değil, insanın dünyaya bakışını dönüştüren bir yolculuktur. Tıpkı öğrencinin bir kavramı anlamlandırırken yaşadığı “aydınlanma anı” gibi, dinî konularda da öğrenme, inancın derinliklerine doğru yapılan bir keşiftir. Gusül meselesi de bu anlam arayışının güzel bir örneğidir. Pek çok insanın zihninde şu soru yankılanır: Guslün farzları Kur’an’da geçiyor mu? Bu soru yalnızca bir fıkıh tartışması değil, aynı zamanda öğrenmenin doğasını anlamak için bir fırsattır. Çünkü bilginin kaynağını sorgulamak, öğrenmenin en derin biçimlerinden biridir. Kur’an ve Bilgi Arayışının Pedagojik Yönü…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kısa cevap: “Harbi” kelimesi köken olarak Arapçadır; ama bugün Türkçenin canlı söz varlığında yerini almış, üstelik anlam kaydırmasıyla “samimi, dürüst, gerçek” tonunu kazanmış bir sözcük. Yani: Harbi Türkçe mi? Kökeni Arapça, kullanımı Türkçe. Harbi Türkçe mi? Evet, Hayır ve Aradaki Gri Alan İddialı başlayayım: “Harbi”yi “yabancı” diye kapının önüne koymak da, “tamamen yerli ve milli” diye kutsamak da kolaycılık. Dil böyle siyah-beyaz değil. “Harbi”, Arapçadaki ḥarb (savaş) kökünden gelir; Osmanlı Türkçesinde “harbî” nispet ekiyle “savaşa ilişkin, savaşçı, düşman devlet tebaası” gibi anlamlar kazanır. Cumhuriyet’le birlikte “harp, harbiye, Mekteb-i Harbiye” derken resmi ve teknik alanda yaşar. Derken sokak Türkçesi bu kelimeyi…
Yorum BırakSözün Dalgalarında Bir Soru: “Konyaaltı Plajı kaç TL?” Kelimeler bazen öyle dalgalar gibi gelir ki, kıyıya vurur düşünceleri karıştırır. Bir edebiyatçı olarak ben, kelimelerin dönüştürücü gücüne inanırım. Bir soru cümlesi bile bazen yalnızca bilgi istemez; bir hikâyeyi, bir çatışmayı, bir beklentiyi saklar içinde. “Konyaaltı Plajı kaç TL?” işte böyle bir soru. Teknik yanıtı vardır; ancak arkasında tatil arzusu, modern kent yaşamıyla doğanın çatışması, erişilebilirlik ve ayrıcalık temaları da gizlidir. Geleneksel Cevap: Halk Plajı Ücretsiz Güncel bilgilere göre, Konyaaltı Plajı’nın genel halk plajı bölümleri giriş ücreti almadan kullanıma açıktır. [1] Ancak bu “ücretsiz plaj” ifadesi, tüm tesislerin bedava olduğu anlamına gelmez.…
Yorum BırakGönye Nedir, Ne İşe Yarar? – Toplumsal Düzende Denge, Ölçü ve İnsan İlişkilerinin Sosyolojik Yorumu Bir Sosyoloğun Samimi Girişi Toplumsal yapıların karmaşık örgüsünü anlamaya çalışan biri olarak, gündelik nesnelerin bizlere nasıl anlamlar yüklediğini hep merak etmişimdir. “Gönye” mesela… Kâğıt üzerinde sadece bir ölçüm aracıdır; açıların doğruluğunu sağlar, çizgiyi düzenler. Ama sosyolojik bir bakışla bakıldığında, gönye toplumsal yaşamın bir düzen, norm ve sınır simgesidir. Toplum da tıpkı bir çizim alanı gibidir; herkesin kendi çizgisi, yönü, sınırı vardır. Fakat kim bu sınırları belirler? Hangi eller bu ölçüyü tutar? “Gönye nedir, ne işe yarar?” sorusu, aslında “toplumsal denge nasıl korunur?” sorusunun da metaforik…
Yorum BırakGitar Öğrenmek Ne Kadar Zaman Alır? Antropolojik Bir Bakış Bir Antropoloğun Meraklı Bakışı: Kültürler Arası Bir Yolculuk Dünyanın dört bir yanındaki kültürler, farklı ritüeller, semboller ve toplumsal yapılarla şekillenir. Bir antropolog olarak, insanlık tarihinin derinliklerine indiğimizde, her bir kültürün kendine özgü bir dil, bir ifade biçimi ve bir öğreti tarzı olduğunu görürüz. Müzik, bu kültürel çeşitliliğin en güçlü yansımasıdır. Tıpkı dil gibi, müzik de insanların kendilerini ifade etme, topluluk oluşturma ve kültürel kimliklerini inşa etme araçlarından biridir. Peki, gitar öğrenmek de bir kültürel süreç midir? Bu sürecin ne kadar zaman alacağı, yalnızca bireysel çabalarla değil, ait olduğumuz kültürün şekillendirdiği toplumsal…
Yorum BırakLojistik Nasıl Bir İş? Parıltılı Sloganların Ötesindeki Sert Gerçekler Şunu en baştan söyleyeyim: lojistik romantik bir başarı hikâyesi değil, sürekli yangın söndürmeyi ve görünmeyeni yönetmeyi gerektiren sert bir iş. Bunu yazarken tartışma yaratmak istiyorum; çünkü sosyal medyada “mükemmel teslimat” masallarının gölgesinde, gecenin üçünde arıza yapan bir araç, stok sayımında kayan bir palet ya da beklenmedik bir fırtınayla devrilen planlardan pek söz edilmez. Benim iddiam net: Lojistik, şık sunumların değil, çelişkilerin işidir—hız ve maliyet, esneklik ve standardizasyon, müşteri vaadi ve saha gerçekliği arasında bitmeyen bir ip cambazlığı. İpucu: Lojistik “kutudan kapıya” bir çizgi değil; her halkası ayrı zayıflığı ve tartışması olan…
Yorum BırakEn Çok Göl Hangi İlde? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Bir siyaset bilimci olarak güç ilişkilerini incelerken sık sık şu soruyu sorarım: “Coğrafya kader midir, yoksa kaderi şekillendiren bir ideoloji mi vardır?” Bu sorunun cevabını ararken doğanın kendisi, yani göller, dağlar, nehirler bile bize siyasal bir hikâye anlatır. O halde “En çok göl hangi ilde?” sorusu, yalnızca bir coğrafya merakı değildir. Bu soru, iktidarın doğayla kurduğu ilişkiyi, kurumların kaynakları nasıl yönettiğini ve vatandaşlık bilincinin nasıl şekillendiğini anlamak için güçlü bir metafordur. Göller Üzerinden Gücü Okumak Göller, durağan gibi görünseler de aslında iktidarın sessiz tanıklarıdır. Devletin doğal kaynaklar üzerindeki denetimi, suyun…
8 YorumKötürüm Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyatın gücü, kelimeler aracılığıyla dünyayı yeniden şekillendirme potansiyelinde yatar. Bir kelime, bazen sadece bir anlam taşımakla kalmaz; aynı zamanda okurun zihninde bir iz bırakır, bir duyguyu tetikler ve hatta bir toplumun ya da bireyin algılarını değiştirebilir. Her kelime, çağrışımlarını, geçmişini ve kültürel anlam yüklerini taşır. Bu yüzden kelimeler, sadece dilin yapısal öğeleri değildir; aynı zamanda derin birer anlatı aracıdır. Bugün ise, edebiyatın bu dönüşüm gücünden faydalanarak “kötürüm” kelimesini ele alacağız. Peki, kötürüm nedir? Edebiyatın aydınlatıcı bakış açısıyla, bu kelimenin derin anlam katmanlarını nasıl çözümleyebiliriz? Kötürüm Kelimesinin Anlamı ve…
8 YorumSelefi olmak ne demek? Küresel ve yerel merceklerden bir yolculuk Şöyle düşünmeyi seviyorum: Bir kavrama tek pencereden değil, sokağın karşısından, ara sokaktan, hatta çatıdan bakalım. “Selefi olmak ne demek?” sorusu da böyle bir çoklu bakışı hak ediyor. Çünkü kimileri için bu, inancın ilk kaynaklarına sadakat; kimileri için belirli bir sosyokültürel tutum, kimileri içinse modern dünyada kimlik ve aidiyetin başka bir adı. Gelin, samimi bir sohbetin sıcaklığıyla ama analitik bir dikkatle, kavramın küresel ve yerel anlam katmanlarını birlikte açalım. Selefî olmak, özünde İslam’ın erken dönem kuşaklarının (sahabe, tâbiîn, tebeu’t-tâbiîn) inanç ve ibadet anlayışını örnek almayı, naslara (Kur’an ve sahih sünnet) doğrudan…
8 Yorum“Gelgelelim Ne Var Ki?”: Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk: Bir Psikologun Perspektifi İnsan davranışlarını anlamak, bazen bir bilmeceyi çözmek gibidir. Her bir hareketin, her bir düşüncenin ardında yatan nedenleri, hisleri ve deneyimleri keşfetmek, benim için daima heyecan verici olmuştur. “Gelgelelim ne var ki?” ifadesi, insanın içsel dünyasında ve toplumsal ilişkilerinde çok katmanlı bir anlam taşıyan bir deyimdir. Bu basit ama derin soruyu anlamak, bizi psikolojik süreçlerin arka planına götürür. Bir psikolog olarak, bu tür bir ifadeyi çözümlemek, insanların bilişsel, duygusal ve sosyal yapılarındaki dinamikleri daha iyi kavramamıza yardımcı olabilir. Bir insanın “gelgelelim ne var ki?” dediği an,…
Yorum Bırak